Akıl Verme, Mantığı Anla – Necmettin Şimşek

[ad_1]

*Geçen hafta Tayvan yazısına dayanarak kim nasıl mantık yürütecek bilemem ama gelişime göre değişim, daha hızlı. Gelişim için 20 yıllık plan yapan ülkeler şimdilerde ürünleri toparlıyor. Altyapısı tamamlanmış olmanın rahatlığı ile uzay çalışmalarına başladılar. Enerji bağımlılığından kurtulmak her ülkenin problemi. Kim nasıl çözecek zaman gösterecek.

**Teknoloji ve teknolojiye en iyi uyum sağlayan iş hayatı, istatistikleri ve dataları çok iyi özümsediler. Big data dönemindeyiz. Bu bilgileri herkes yorumlayabiliyor. Yorumlayanların neredeyse tamamı ise okumuyor. Herhangi bir şey dahi okumuyor. Bilgiç bilgiç ortalıktalar. Herkes her şeyi biliyor. Sonuca bakınca hiç kimse bir şey bilmiyor diyesim geliyor.

***Mantık, yunanca logike kelimesinin arapça tercümesidir. Mantık adı nutk kelimesinden türetilmiştir. Arap dilinde bu kök konuşmak, söylemek anlamına gelir. Bu iki temel anlama ek olarak nutk kelimesine yalnızca insanlarda bulunan ve yaratılış itibariyle sahip olunan ruh kuvveti anlamı da yüklenmiştir. Mantık, bilginin yapısını inceleyen, doğru ile yanlış arasındaki akıl yürütmenin ayrımını yapmadır. Matematik ve bilgisayar biliminin de parçası haline gelmiştir. Bir disiplin olarak Aristoteles tarafından kurulmuştur. Aristoteles’den etkilenen Farabi tarafından iki kısımda kategorize edilmiştir. (düşünce ve sonuç) İbn-i Sina geçicilik ve içerme arasındaki ilişkiyi geliştirmiştir. Teknoloji için matematik nasıl önemli bunu en iyi yazılımcılar bilir. Ülkemizde matematik denince herkesi bir ürperme alır gider. Mantık ve matematik, her zaman birbirleriyle iç içe olmuştur. Tarihsel olarak bakıldığında, genel olarak, aralarındaki ilişkinin özellikle birinde yaşanan bir sorunun diğerinin yardımıyla aşılmaya çalışılması durumunda kendini gösterdiği görülür. Bu yazıda, başlıca üç döneme odaklanılarak mantık-matematik ilişkisinin nasıl ortaya çıktığı aydınlatılmakta; dahası, bu ilişkinin genelde mantığın gelişimine büyük bir katkı sağladığı netleştirilmektedir.

****Bizim en kolay yaptığımız şey, başkalarına akıl vermektir. Ben olsam ile başlayan ve uzun uzun devam eden. Uzman bir psikolog edasıyla, söze bir başladık mı, durdurabilene aşk olsun. Her konudan da anlarız! Uzmanlık alanı diye bir şey yoktur. Bizim uzmanlık alanımız, her konuya maydanoz olmaktır. Bu kendini bilmez ukalalığı ben de yaparım, sizler de yaparsınız zaman zaman. Her şeyin bir bedeli vardır ama akıl vermek bedava. Bedava sirke de baldan tatlı olunca, alan razı, veren razı. Hele bir de karşımızda dinlemesini bilen birini bulursak, değmeyin keyfimize. Şartlar eşit olsa da, olmasa da, karşıdaki insanı anlamaya çalışmaktan yine de zarar gelmez. Empati insanı mutlu eder. Gözleri görmeyen birini gördüğümüzde, anlık gözlerimizi kapatıp, onu anlamaya çalışmalıyız. Görememenin zorluğunu anlayıp, görme nimetini verdiği için Allah’a şükrederiz. Yürüyemeyen veya yürümekte zorlanan birini gördüğümüzde halimize şükreder, ya yolumuzu değiştirmeliyiz, ya da o insanı geçip gitmeyelim. Belki bizim de o insanı görene kadar dert ettiğimiz bir yığın sıkıntılarımız vardı. Empatinin tedavi edici özelliği iyileştirir.

****Sonuç olarak; Mantık, bilgisayar bilimlerinde, veri tabanları, hesaplama karmaşıklığı, programlama dilleri, yapay zekâ, donanım ve yazılım tasarımı ve doğrulaması vb. kilit rol oynar ve şüphesiz gelecekteki kavramları özümsemek için olgunluk ve hızı sağlayan temellerdendir. Ürünlerini matematiksel olarak analiz eden mimarlar ve mühendisler gibi, bilgisayarcılar da, özellikle finansal açıdan veya güvenlik açısından kritik olan sistemler söz konusu olduğunda, sistemlerini tasarlarken, geliştirirken, doğrularken ve bakımını yaparken sistemlerinin mantıksal özelliklerini analiz ederler. Gizlilik ve verimlilik en önemli kriterlerdir. Mantıklı olmak için matematik öğrenmek gerekli.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*