Bakanlık el attı, sorun çözülecek

[ad_1]

Konut krizi nedeniyle ev sahipleri ve kiracılar arasındaki dava sayısında büyük artış yaşanırken, Adalet Bakanlığı artış gösteren davaları düşürmek için arabuluculuk zorunluluğu getirmeye yönelik hazırlıklara başladı. Arabulucu Avukat Ayşe İşleyici konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de yaşanan hayat pahalılığı ve krizin etkisiyle, konut kiraları da son bir yıl içinde yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdi. Kiracılar konut ücretlerinde fahiş artışlara maruz kalırken, kiraya yüzde 25 zam kısıtlamasına yönelik uygulamadan dolayı ise birçok kiracı daha yüksek kiralar için ev sahipleri tarafından evden çıkartıldı.

ayse-isleyici.jpg

64 BİN DOSYANIN ÇÖZÜME KAVUŞTURULMASI BEKLENİYOR!

Kira, kat mülkiyeti ve komşuluk hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklarda zorunlu hale getirilecek arabuluculukla, bu üç konuda yılda yaklaşık 64 bin dosyanın mahkemelere gitmeden en fazla bir ayda çözüme kavuşturulması hedefleniyor. 2013 yılının kasım ayında başlayan arabuluculuk, önce isteğe bağlı olarak uygulandı. Yeni düzenlemeler kapsamında arabuluculuk, iş uyuşmazlıklarında 1 Ocak 2018, ticari uyuşmazlıklarda 1 Ocak 2019, tüketici uyuşmazlıklarında 28 Temmuz 2020’de dava şartı haline geldi. 2013’ün kasım ayından bugüne kadar 3 milyon 119 bin 855 uyuşmazlığın yüzde 69’unda arabuluculuk görüşmelerinin ardından anlaşma sağlandı. Kira uyuşmazlıkları arabuluculukla çözülecek TBMM’nin açılacağı Ekim ayında, ev sahibi-kiracı arasındaki sorunların dava öncesi zorunlu arabulucuya gönderilmesine ilişkin yasal düzenlemenin Adalet Bakanlığı tarafından Meclis’e sunulacağı bildirildi. Adalet Bakanlığı istatistikleri arabuluculukta işçi işveren uyuşmazlığında yüzde 57, ticari anlaşmazlıklarda yüzde 52 ve tüketici anlaşmazlıklarında yüzde 50 oranında çözüme ulaşıldığı saptamasını yapıyor.

arabuluculuk-1.jpg

‘ARABULUCULUĞU TERCİH ETMEYE BAŞLADILAR’

İnsanların artık arabuluculuğu tercih etmeye başladığını belirten Arabulucu Avukat Ayşe İşleyici, “Biz arabulucular son zamanlarda çok iyi sonuçlar almaya başladık. İşçi işveren dosyalarından, ticaret dosyalarından, tüketici dosyalarından çok güzel anlaşmalar yapmaya başladık. Vatandaşlar da buna alıştılar, arabuluculuğu öğrenmeye başladılar. Uzun yargılama süreçlerindense kısa sürede çözüme kavuşturmayı insanlar da tercih ediyor. Bu nedenle kira uyuşmazlıklarıyla ilgili konuda bu şekilde bir adım atılmasını çok olumlu buluyorum ve çok başarılı olacağını düşünüyorum. Kira miktarları ve gayrimenkul değerlerinde ayrı artışlar olunca ev sahipleri mevcut kiracıları çıkartıp daha yüksek kiraya verme telaşına düştü. Özellikle bu konuda bizi çok arayanlar oldu. Kiracımı nasıl çıkarabilirim diye soranlar oldu. Ortada hiçbir sebep yokken düzenli kira ödeyen kiracıları çıkartmaya kalktılar. Sebebi daha yüksek kiraya vermektir. Çünkü yüzde 100 kiraya zam yapamadılar. Ama birçok yerde yüzde 100’ün üzerinde artışlar oldu. O nedenle yüzde 25’le sınırlı olması anlaşmazlıkları büyük oranda artırdı. Davalar kısa sürede çözüme kavuşmadığı için arabuluculuğa başvuranlar oldu” diye aktardı.

‘DÜZENLİ KİRA ÖDÜYORSA TAHLİYE EDEMEZ’

Kiracıların kiralarını düzenli ödedikleri takdirde ev sahiplerinin kiracıları tahliye edemeyeceğinin bilgisini veren Ayşe İşleyici, “Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğa gidilmesinde ihtiyari olarak bir sorun yok. Ama dava şartı kapsamında olunca insanlar artık arabulucuya daha rahat gidecekler. Ev sahipleri ve kiracılarla ilgili daha çok kira artışlarından dolayı bir sorun yaşanıyor. Daha sonra da tahliye sorunları ön plana çıkıyor. Çünkü ev sahipleri düzenli kira ödeyenleri kolay kolay tahliye edemiyorlar. Çünkü kiracılar sudan sebeplerden dolayı tahliye edilemez. O nedenle daha çok kira artışından geliyor ama peşinden de tahliye davaları takip ediyor. Kiracıların ev sahiplerine karşı hakları olduğu gibi ev sahiplerinin de kiracılara karşı hakları vardır. Kiracıların haklarından biri düzenli kira ödedikleri takdirde evden çıkarılamazlar. Yıllık belli oranlarda artış yapmak zorundalar. O artışı da belli aralıklarla yaptıkları zaman çok sıkıntı yaşamazlar. Tabi apartman ortak giderleri var onları da düzenli olarak ödemeleri gerekiyor. Bunları düzenli yaptıkları sürece sıkıntı olmaz. Ev sahipleri düzenli kira ödemeyen, düzenli olarak aidat ödemeyenleri kiracısını tahliye etme hakkına sahip” ifadelerine yer verdi.

arabuluculuk-3.jpg

‘SÖZLÜ KİRA ANLAŞMASI DEĞİL YAZILI KİRA ANLAŞMASI YAPIN’

Kira sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiğinin daha güvenilir olduğunu belirten İşleyici şunları söyledi: “Kira sözleşmelerinin eskiye göre artık çok daha bilinçli yapıldığını düşünüyorum. Yani genelde yıllık kira sözleşmeli yapılmıyor olabiliyor. Türkiye’de sözlü olarak kiraya vermek yoğunluktaydı. Son zamanlarda bu sistem oturmaya başladı. Yazılı olarak kira sözleşmeleri yapması lazım ve kira sözleşmelerine de her bir ayrıntıyı bir hukukçuyla konuşarak net bir şekilde yazmaları gerekmektedir. Eğer sözleşme düzgün yapılmazsa, o sözleşmeden doğacak uyuşmazlıkları da çözmek çok zor oluyor. Taraflar yıllık kira artış oranını belirleyebiliyorlar, kiraların hangi tarihler arası ya da hangi tarihte yatırılacağı ne kadar süre aralıklar içerisinde yatırılacağı, hangi şartlarda tahliye edilebileceği ya da sözleşmenin fesih şartları, evdeki demirbaşların durumu, onlara ilişkin konuların ayrıntılı olarak yazılması gerekiyor.”

‘ARABULUCULUĞUN KAYBEDENİ YOK’

Arabuluculukta herkesin mutlu bir çözüme kavuşturulduğunu kaydeden İşleyici şunları anlattı: “Arabuluculuğun en büyük avantajı uyuşmazlıkları en kısa süre içerisinde sonuçlandırıyor olmamızdır. Biz arabulucular son dönemlerde bu konularda çok başarılı olmaya başladık. Eğer kanun tasarısı değişmezse 4 hafta içerisinde arabuluculuğa taşınan konuyu sonuçlandırmamız gerekiyor. Bu da çok hızlı bir süreç oluyor. O nedenle arabuluculuk uyuşmazlıkları çok kolay bir şekilde sonuca erdiren ve her iki tarafın da memnun olacağı bir şekilde sonuca ulaştıran bir sistemdir. Dolayısıyla tarafların her ikisi anlaşma yaptıkları zaman masadan mutlu bir şekilde kalkıyor. Yargıya gidildiği zaman bazen mahkeme kararından kazanan taraf bile memnun olmayabiliyor. Arabuluculukta biz buna kazan kazan ilkesi diyoruz. Her iki taraf da arabuluculukta kazanmış oluyor, her iki taraf da memnun kalkmış oluyor. Konu yargıya gittiği zaman lehine karar verilen bile memnun olmayabiliyor. Ben arabuluculuğun giderek vatandaşlar tarafından daha çok sevileceğini, insanların bunu daha çok benimseyeceğini düşünüyorum. Sistemin zamanla daha çok oturacağını düşünüyorum. “

arabuluculuk-2.jpg

‘YARGI TÜRKİYE’DE ÇOK YAVAŞ İLERLİYOR’

Arabuluculuğun davaları kısa sürede çözüme kavuşturduğunun altını çizen İşleyici, “Yargı bizde çok yavaş olarak ilerliyor. En hızlı ilerleyen dava bile bir yıldan önce bitmiyor. Ama arabuluculuk 4 haftada tarafları sonuca ulaştırıyor. Bir de masraf boyutu var. Yargıda hak aramak dahi bir sürü masraf gerektiriyor. Arabuluculukta yargı masrafı, keşif masrafı, bilir kişi masrafı olmayacak. Yani taraflar tamamen masrafsız bir şekilde sorunları hallediyorlar. Anlaşma olursa arabulucuya ödediği rakamlar çok cüzi rakamlar oluyor. Yani sonuç olarak arabuluculuk tarafları ekonomik olarak sarsmıyor. Yargıda hak aramak ekonomik olarak da vatandaşı sarsıyor. Bazen yargıdaki hakkını parası olmadığı için arayamayan insanlar da var, avukat tutamayan insanlar da var. Para yüzünden bu yolu tercih edemeyen insanlar da var. Ama arabuluculukta böyle bir şey olmayacak masrafsız bir şekilde arabuluculuğa başvurabilecekler” diyerek sözlerini tamamladı.

• SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*