Çocuklarımızı ekranlara teslim etmeyelim – Fatmanur Bektaş

[ad_1]

Sosyal medya platformları içerisinde en popülerler ve en çok kullanılan uygulamaların başında YouTube geliyor. Bu platform son günlerde ücretli sürüme geçebilme adına videoların içine reklam üstüne reklam koymaya başladı. Paralı sürüme geçmeyenler iki dakikalık video için birkaç reklamı izlemek zorunda.

Bu reklam içeriklerinin gün geçtikçe artan rezillikleri hepimizce malum. Toplumun ahlak sınırlarını zorlayan, şiddet, çıplaklık, amaçsızca israf edilen eşyalar ve pornografik görüntüler artık alenen reklam olarak önümüze sunuluyor.

Çocuklar dünyaya boş bir beyinle geliyor. Bu tazecik beyinleri onların her şeyi çok çabuk öğrenmelerini sağlıyor. Susması ve ailesinin ayağına dolaşmaması için eline sürekli telefon verilen bu tazecik beyinler yaşına uygun olmayan içeriklerle zarar görüyorlar. Daha küçücük yaşta bu tarz görüntüler çocukların beyinlerinde yer ediyor ve bu durum büyüdüklerinde kişilik bozukluklarına sebep oluyor.

Sürekli ekrana bakan, izlediği içerikle birlikte devamlı bir aksiyona, seslere ve görsel efektlere maruz kalan çocukta yorgunluk, gerginlik ve dalgınlık ortaya çıkmaya başlıyor. Ayrıca izlediği şeyler şiddet içerikli ise çocukta saldırgan davranış ve tutumlar gelişiyor. Yaşlarına uygun olmayan görüntülerin bulunduğu bu videolar, çocukların sağlığını her açıdan olumsuz etkiliyor.

Sürekli telefonda zaman geçiren çocuk, arkadaşları ile nasıl iletişim kuracağını bilemeyip sosyalleşme konusunda sıkıntılar yaşayabiliyor. Bu da yavrularımızın zamanla kendisini ifade edemeyen, asosyal ve sağlıklı iletişim kuramayan bireyler haline gelmesine sebep olabiliyor.

Cep telefonların çocuklara verdiği zarar yalnızca psikolojik ve bilişsel etkide değil. Yaydığı radyasyon ile fiziksel sağlığa da önemli ölçüde zarar veriyor.

Telefonların yaydığı radyasyon beyin hücrelerinin ısınmasına, ölmesine ve bölünme kontrolünün bozulmasına yol açarak tümör oluşumuna sebep oluyor. Üstelik çocukların kafasında daha ince yapılı doku bulunması ve kafatası kemiklerinin daha ince olması nedeniyle, radyasyon çocukları yetişkinlerden daha fazla etkiliyor ve çocuk ne kadar küçükse beyin kanseri ve beyin tümörü görülme riski de o kadar artıyor.

Cep telefonu ile büyüyen çocukların maruz kaldığı bunun gibi onlarca tehlikeden bahsedebiliriz. Esas olarak çocuklarımızı korumak için neler yapmalıyız bunun üzerinde durmalı ve ileride çocuklarınızın sorun yaşamaması adına kontrolü elinizde bulundurmalıyız.

Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Ülkemize ve ümmetimize faydalı bireyler olarak ruh ve beden sağlığı yerinde, akıllı, bilinçli ve duyarlı bireyler olmaları için onları korumak ve sağlıklı yetiştirmek bizim vazifemiz. Bu yüzden onlara daha çok vakit ayıralım. Çok yoğun bir çalışma temposu ve iş yoğunluğu içerisinde isek daha çok akranları ile vakit geçirmeleri sağlayarak, çeşitli oyun ve aktivitelere yönlendirerek telefondan gelecek zararların önüne büyük ölçüde geçebiliriz. Lütfen çocuklarımızı ekranlara teslim etmeyelim ve internet bağımlılığı önlemek için uzmanların önerdiği zamanlamalara dikkat etmeye gayret edelim:

“2 yaşından küçük çocukların internet, TV ya da bilgisayarla karşılaşması kesinlikle uygun değildir.

Okul öncesi yaş grubu için günde 30 dakikayı geçmeyecek şekilde internet kullanımı yeterlidir.

İlköğretimin ilk 4 yılında ödev haricinde oyun ve eğlence için günlük 45 dakika zaman ayrılmalıdır.

Sonraki yıllarda hafta sonu daha esnek olmakla birlikte günde 1 saat kullanım uygundur.

Lise çağında da günlük 2 saat yeterlidir”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*