Kanımızın son damlasına kadar gayretlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz

[ad_1]

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Türkiye semalarında hür ve özgür olana kadar kanımın son damlasına, ömrümüzün son nefesine kadar buradaki gençlerimizle birlikte milli teknoloji dalgası hamlesini topluma yaymak maksadıyla gayretlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST Karadeniz’de stantları gezdikten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TEKNOFEST Karadeniz ziyaretine ilişkin değerlendirmesi sorulan Bayraktar, TEKNOFEST’e tüm siyasi parti temsilcilerinin katılmasının kendilerini mutlu edeceğini söyledi.

“İnsansız hava araçlarını ilk defa silahlandırdığımızda ilk cevabın terör örgütlerinden değil de siyasetten geldiğini görmüştük”

Türkiye’de milli teknoloji alanında dip dalgası oluşturulması için bu festivalleri düzenlediklerine işaret eden Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu niyetlerimizi ve gayretlerimizi hem Baykar’da yürüttüğümüz çalışmalarda hem T3 Vakfının çalışmalarında ortaya koyuyoruz. Hem anlamayıp bir taraftan da karalamaya çalışan siyasi saikler olduğunu da bütün bu yürüttüğümüz çalışmalar boyuncu gördük. Elbette bunlara karşı cevaplarımızı da verdik. Ben çıktığım canlı yayında, bu projelerin geleceğiyle alakalı sorduğu soru üzerine, bu projelerde siyasi iktidardaki bir gevşemeyle kolaylıkla akamete uğrayabileceğini, akamete uğratmak için toplumda bazı kesimlerin taşlar döşediğini söyledim. Bunun emarelerini işte türlü türlü iftiralarla biz Türkiye Teknoloji Takımı Vakfımızda görmüştük.

İnsansız hava araçlarını ilk defa silahlandırdığımızda ilk cevabın terör örgütlerinden değil de siyasetten geldiğini görmüştük. Öncelikle HDP’den böyle şikayetler gelmişti. Rahatsızlıklarını dile getirmişlerdi. Sonrasında CHP’den bir milletvekili, Sezgin Tanrıkulu, SİHA’ların yeni dönemin JİTEM’i olduğunu söylemişti. Bunun sistematik şekilde devam ettiğini gördük bütün bu çalışmalarımız boyunca. Hem T3 Vakfı kapsamında yaptığımız faaliyetlerde bunu gördük hem de Baykar’da yaptığımız çalışmalarda benzer taşlama, karalamaları, iftira kampanyalarını yaşadık.”

“Biz bu konuya hayatımızı vakfetmişiz”

Bayraktar, geçmişte “Devrim” otomobilinde de bunun yaşandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bu projeleri akamete uğratmak için taşların döşendiğini, projelerin önünde takoz olduğunu söyledim. Hemen sonraki gün anladığım kadarıyla cevap olarak Sayın Kılıçdaroğlu, TEKNOFEST’in 5. yılında burayı ziyaret etti. Biz bu ziyaretten elbette memnun oluruz ama şöyle bir problem var ki, CHP’den Engin Altay, milli savunma sanayisini desteklediklerini açıkladı. Sonuna kadar destek olacaklarını söyledi. Bunun tabii kendileri ancak lafını yapıyorlar. Biz bu konuya hayatımızı vakfetmişiz, lafını yapmıyoruz. Bütün hayatımızla, kanımızla, canımızla bu alanda çalışıyoruz. Bunu söyledikten sonra şöyle bir ifade kullandı; milli savunma sanayisi projelerini desteklediklerini ama hırsızlığa karşı olduklarını söyledi. Anladığım kadarıyla kendisi bana cevap veriyorsa ve bizi kastediyorsa o zaman belgelerini ortaya koyması gerekiyor bu ifade ettiği alçakça iftiranın. Belgelerini ortaya koyamayacaksa kendisi, o attığı iftirayı işlemiş oluyor veya o vasıflara sahip. Çünkü dünyayı kendisi o şekilde görüyor. Şayet bir başkasını kastediyorsa o zaman onun da belgelerini ortaya koyması gerekiyor. Yoksa suçu örtme suçunu işlemiş oluyor.”

“Allah ömür verdikçe, imkan verdikçe mücadele etmeye devam edeceğiz”

“Bir şekilde ortada bir suç varsa ve bunu söyleyip belgelerini koymuyorsa ya suyu bulandırmaya çalışıyor, bir şekilde bu suça iştirak etmiş oluyor.” diyen Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yani bir gün öncesinde, ‘Birileri bu projeleri akamete uğratmak için taşları diziyorlar’ demişken hemen Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun buraya gelmesi ama bir taraftan da işte o taşların döşendiğini görmek, bu projeleri akamete uğratacak, yola mayın döşemek gibi hususları görmek bizler için üzücü, milletimiz adına üzücü ama biz bunları çok yaşadık. Bugüne kadar mücadelemiz hep bu yönde oldu. Bunlarla mücadele etmeyi bildik. Rahmetli babam da bu şekildeydi. Allah ömür verdikçe, imkan verdikçe mücadele etmeye devam edeceğiz. Türkiye tam bağımsız olana kadar, semalarında hür ve özgür olana kadar kanımın son damlasına, ömrümüzün son nefesine kadar buradaki gençlerimizle birlikte milli teknoloji dalgası hamlesini topluma yaymak maksadıyla gayretlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*