Kara Pazartesi… – Seyfullah Koyuncu

[ad_1]

Kara bir Pazartesi’den herkese merhaba…

Sevgili okurlar, aslında bugün İslami Dayanışma Oyunları’nın yansımalarına girecek, Konya’nın kazandıkları ve kaybettiklerine değinecektim. Organizasyon hakkında izlenimlerimi ve düşüncelerimi anlatacaktım.

Sonra Konyaspor özelinde gidişatı değerlendirecek, Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu’nun zemini hakkında bir şeyler söyleyecektim.

Yine pazar-market fiyatlarındaki değişimi sizlere aktararak, Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinin piyasaya bir etkisinin olup olmadığını ve bununla ilgili tespitlerimi yazıya dökecektim.

Konut ve otomotiv piyasası ile ilgili şehirdeki son duruma, TOKİ ile ilgili gelişmelere ve Bakan Kurum’un açıklamalarına da değinecektim.

Hatta dün sabah benim de girdiğim ALES sınavı hakkındaki düşünceleri ve ÖSYM’yi ele alacaktım…

Fakat öyle bir hafta sonunu geride bıraktık ki. Kapkara bir hafta sonuydu.

Cumartesi günü Gaziantep ve Mardin’den gelen haberler yüreğimi dağladı, bütün moralimi bozdu, keyfimi kaçırdı.

İki kazanın da aynı gün içinde, birkaç saat ara ile gerçekleşmesi son derece garip geldi. Üstelik bu iki kazanın da birbirine çok yakın iki şehir arasında olması bir diğer gariplik.

Ama en garibi de bu iki büyük kazadan önce aynı noktalarda birer küçük kaza yaşanması değil mi?

Çok sayıda vatandaşımızı kaybettiğimiz iki büyük kazadan önceki küçük çaplı kazalarda olay yerine toplanan insanlar ve sonrasında yaşananlar…

Birbirinin kopyası bu iki ayrı kaza ister istemez insanların aklını bulandırıyor. Sanki özellikle kurgulanmış olaylar silsilesi yaşamışız gibi hissettiriyor…

Devletimiz bu konuda detaylı araştırmaları elbette yapıyordur. Yapılmıyorsa da mutlaka her ihtimal göz önünde bulundurulmalıdır.

BASIN DİLİNİ DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR

Yukarıda da bahsettiğim gibi; Gaziantep’teki kazanın da Mardin’deki kazanın da çok acıklı hikayeleri olduğu kadar irdelenmesi gereken yönleri de var. Fakat bir de kazanın haberleştirilmesi noktasında irdelememiz gerekenler var.

Özellikle TIR, kamyon ve otobüs gibi büyük araçların karıştığı kazalarda genelde aynı sebep öne çıkıyor. Fren patlaması ya da fren boşalması…

Biz de bu olayları; ‘Freni patlayan TIR’, ‘Freni Patlayan kamyon’ şeklinde haberleştiriyoruz.

Aslında teknik olarak başka bir anlatım biçimi yok fakat bu konuda yeni bir tanımlama bulsak iyi olur gibi. Çünkü ‘freni patlamak ya da freni boşalmak’ tanımlaması, kazalarda tüm suçu araçların üzerine atıyor, aracı kullanan ya da araçtan sorumlu olanları masumlaştırıyor gibi oluyor.

Hiçbir aracın freni durup dururken patlamaz!

Asli kusurlu elbette aracı kullanan kişidir. Aracının bakımını yaptırmayan, aracından bir haber olan kişi asli kusurludur. Mardin’deki kaza görüntülerinin ikisini de izledim. Kazanın olduğu yoldan aşağıya doğru gelen iki TIR da 100 km üzerinde hıza sahipti. Üstelik virajlı bir yol ve şehir içi trafiğinin tam da ortası.

Yani nereden tutsak elimizde kalıyor.

Öte yandan, Gaziantep’teki kazada da ihmaller zinciri var gibi. Kaza yeri güvenliğinin alınmamasından tutunda otobüsün hızına kadar pek çok soru işareti var.

Otobüsün hızını, konserve kutusuna dönüşen Ambulansı gördüğünüzde anlayabiliyorsunuz zaten. Kaderin cilvesine bakın ki, aynı otobüs 2017 yılında da Şanlıurfa’da yine bir kazaya karışmış. Hem de yine bir ambulansa çarpmış…

Ne kadar kafa karıştırıcı tesadüfler…

CAN DERDİNDEYKEN CANLARINDAN OLDULAR

İki kazada da unutulmaz acılar yaşandı.

Gaziantep’teki kazada bizler de meslektaşlarımız Muhammed Abdulkadir Esen ile Umut Yakup Tanrıöver’i kaybettik. İki kardeşimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Kardeşlerimizin ailelerine sabır, İhlas Haber Ajansı’na da baş sağlığı diliyorum.

Aynı kazada Acil Tıp Teknikeri Tuğba Uzdilli, ambulans sürücüsü Abdullah Kütük ve Ambulans sürücüsü Halil Özden de hayatını kaybetti. Ayrıca yine olaya müdahale için giden Sağlık çalışanı Ebru Kaleoğlu’nun ise yaralı olduğu ve tedavisine devam edildiği öğrenildi.

Yine İtfaiye Eri Mehmet Bozkurt, İtfaiye Eri Mehmet Polat ve İtfaiye Eri Ahmet Polat da aynı kazada rahmetli oldu.

Ne kadar üzücü. Can derdine düşmüşlerdi, canlarından oldular. Allah rahmet eylesin, geride kalanlara sabırlar versin.

Gaziantep’e ve Mardin’e geçmiş olsun. Hayatını kaybedenlerin mekanı cennet olsun, yararlılara Allah şifa versin. Milletçe üzüldük. Allah hepimizi kazadan, beladan, musibetten korusun.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*